Saydam’dan ekonomik değerlendirme

Saydam’dan ekonomik değerlendirme

 

Ekonomist Mehmet Saydam ekonomik durumu irdelediği yazsında “Geçtiğimiz haftaki yazımda, KKTC ekonomisinin mali politikalar ile harekete geçebilecek iç dinamiklerinden bahsetmiştim.  Gerek şirketler adına direk kaynak yaratacak gerek ise reel sektöre adil ve rekabet edilebilir bir olanak sağlamak adına acil olarak uygulanmaya konması gereken mali politikalar ile ilgili birçok yasal çalışmanın en kısa zamanda tamamlanarak hayata geçirilmesinin önemini herkes tarafından bilinen bir noktadır” dedi. Saydam’ın yazısı şöyle:

Geçtiğimiz haftaki yazımda, KKTC ekonomisinin mali politikalar ile harekete geçebilecek iç dinamiklerinden bahsetmiştim.  Gerek şirketler adına direk kaynak yaratacak gerek ise reel sektöre adil ve rekabet edilebilir bir olanak sağlamak adına acil olarak uygulanmaya konması gereken mali politikalar ile ilgili birçok yasal çalışmanın en kısa zamanda tamamlanarak hayata geçirilmesinin önemini herkes tarafından bilinen bir noktadır. Ama nasıl yapılacağı konusunda ve hangi yasal düzenlemelerin yapılması noktasında pek de fazla yönlendirici fikir ortaya konmamaktadır. “Ekonomi-Pazıl Benzerliği” başlıklı yazıma konu; “iç dinamiklerin etkin bir şekilde harekete geçirilebilmesi için ülkenin vergi sistemi temelinde, mali politikalarda geniş çerçevede detaylı bir dizi reforma ihtiyaç vardır” gerçeğine dayanarak, bugünden itibaren yapılması gerekenler adına, kendi bilgi ve tecrübelerim ile sizlere ışık tutmaya çalışacağım.

Şirket aktiflerinde kayıtlı varlıkların satışı:

“Bilanço esasına göre hesap sunan işletmelerin, kayıtlarında yer alan ve amortisman süresini doldurmuş /ı tamamlamış olan varlıkların satışından elde edilecek gelirin, işletmelerin sermayesine eklenme şartı ile elde edecekleri gelirlerin Kurumlar Vergisi’nde muaf tutulması” na yönelik yapılacak olan bir yasa ile;

1. İşletmelerin elinde bulunan ve amortisman süresini doldurmuş olan (yani ekonomik ömrünü tamamlamış) varlıkların yenilenmesi adına veya elde edilecek nakit finansmanın işletmeye kaynak olarak aktarılması piyasalara belli bir dinamik kazandıracaktır. (Finansman etkisi)

2. İşletmeler bahse konu varlıklarını sattıktan ve bir finansman kaynağı elde ettikten sonra, gerek kapasitesini artırmak (örneğin üretimde kullanılan bir makine) gerek ise teknolojisini yenileyerek yerine alacağı yeni varlık (örneğin demirbaş) için yapacağı yeni yatırımın %50 sini 24/1982 sayılı Gelir Vergisi Yasasının 7.(3).ç maddesine istinaden Kurum kazancından mahsup etmesine ile vergi avantajı elde edeceklerdir.(Vergi Planlaması)

3. “İkinci el” olarak tabir edilen bu tür malların satışına yönelik yapılacak olan bu yasal düzenleme ile bu kapsamdaki varlıkların kısa zamanda el değişmesi gündeme gelecektir. Bu yeni oluşacak ikinci el piyasası da daha küçük işletmeler için veya kurulacak yeni işletmeler için daha az bir sermaye ile iş kurma fırsatı sağlayacaktır. (Yeni bir piyasa oluşumu)

4. İkici el piyasasının sağlıklı bir şekilde oluşmasına paralel olarak, Bankacılık sektöründe ülkemiz dışında yaygın olarak kullanılmakta olan bir finasman şekli olan “Leasing (Finansal Kiralama)” gündeme gelecektir. Leasing’in sisteminin uygulanabilmesi adına ikinci el piyasaların büyüklüğü tetikleyici bir dinamik oluşturmaktadır. Hükümet, Leasing Yasasının revize edilmesi ve çalışır bir sistem haline dönüştürülmesi sonrasında, işletmelerin amortisman süresini tamamlamış varlıklarının satışından elde edecekleri belli bir finasman kaynağı ile yenileyecekleri makine, teçhizat ve demirbaşlarının finasman farkına büyük bir kaynak yaratılmış olacaktır. (Yeni bir kaynak oluşumu)

5.Belirli şartlara bağlı olarak düzenlenecek yasa çerçevesinde, işletmelerin amortisman süresini doldurmuş olan varlıklarının satışından elde edeceği vergi avantajından yararlanabilmek adına, bilançolarında kayıt altına alınmamış tüm varlıklarının kayıt altına alınmasına etken olacaktır. (İşletme Bilançolarının sağlıklı bir yapıya kavuşması)

6. İlgili yasal düzenleme kapsamında işletmeler elde edeceği gelirleri sermayeye eklemek ile bilançolarındaki sermaye yapılarını çok daha güçlü bir noktaya taşıyacaklardır. (İşletmelerin güçlü bir sermaye yapısına kavuşması)

Bahse konu tüm bu olumlu yansımalara kaynak olacak olan bu yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi sonrası istenen verimin tam olarak piyasalara yansıması adına, çok uzun zamandan beri revize edilmeyi bekleyen “amortisman oranları” da Vergi Dairesi tarafından yeniden düzenlenmeli ve bu yasa ile eş zamanlı olarak yürürlüğe konmalıdır.

Ciddi bir iç dinamik olan bu yasal çalışma ile birlikte yapılması gereken diğer mali düzenlemeler hakkındaki diğer yazılarımı önümüzdeki hafta yayınlamaya devam edeceğim.

    Bir Cevap Yazın