Basında G.Saydam & Co.

 

Öğlen Ajansı programında Cem Kar’ın konuğu olan Ekonomist Mehmet Saydam KTHY ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.Yeni kabinenin açıklanmasıyla birlikte öncelik sırasında bulunan konular da ele alınmaya başlayacak.

Gündemdeki en önemli konulardan biri olan KTHY’nin akibetinin ne olacağı ve ekonomik paketin nasıl uygulanacağı sorularını yanıtlayan Ekonomist Mehmet Saydam, KTHY ile ilgili konularda şeffaf olunması gerektiğini belirterek KTHY’nin içinde bulunduğu durumun bir tesadüf olmadığını iddia etti.

Ada TV’ye konuk olan Saydam, hükümetin hiçbir politikası olmadığını ve bu durumun faturasının ağır bir şekilde ödenebileceğini de sözlerine ekledi.

“KTHY’NİN BAŞINA GELENLER PLANLANMIŞ”

KTHY’de yaşanılan olayların bir tesadüf olmadığına inandığını söyleyen Saydam, iktidarların işinin ehli insanları değil partizanları desteklediğini ve bu durumun krize nende olduğunu söyledi. Saydam; “Bir önceki iktidar da şimdiki iktidar da geldiğinde kendisine partizanca en yakın olanları ama konusunda uzman olmayan insanları, mesleki kariyerleri tartışılmaya açık olan insanları 5000dolar – 7000 dolar bir maaşla işe aldı. Bu insanlar o mevkileri tecrübeleri olduğu için ya da yönetici ya da ekonomist oldukları için almazlar. Partizan oldukları için alırlar. Burada bunu ayıramadığımız sürece hiçbir zaman bu ülkede sağlıklı bir ekonomik ortam yakalayamayız. Geldiğimiz durumda Türkiye de her seferinde bize haklı olduğu için ‘artık yeter demeye’ başladı. Bu durum böyle olunca da artık işe karışıyorlar çünkü paralarını yönetecek birilerine ihtiyaçları var. Bu yanlış bir yorum olacak ama kimse kusura bakmasın eskiden bir ülkeyi bir vali yönetirdi şimdi 50 tane vekil yönetemiyor. KTHY’i özelleştirme konusuna gelince bazı şartlar olması gerektiğinden yanayım ama kapalı kapılar arkasında bazı insanlar; ‘bütün borçlar, personel devlete kalsın bir kişi alsın işletsin’ diyorlar. Bunu herkes yapar. Özelleştirmeden kasıt piyasaya çıkıp şartlarınızı sağlamak ve yapılandırma yaparak açık olarak ihale etmektir. Şeffaf olmak gerekir yoksa sizi suçlarlar. Mesleki deneyimlerime dayanarak söylüyorum ki bu devletin başına gelenler tıpkı KTHY’nin başına geldiği gibi tesadüf değildir, planlanmıştır. Bu durum tesadüf olamaz. Ben bu kadar tesadüf olduğunu sağlamıyorum ben bu durumdan zamanında GSM’den kim kazanç sağladıysa o kazanç sağlayacaktır” dedi.

“MAAŞLARINDAN TAVİZ VERSİNLER ”

Yeni kurulan hükümetin ekonomik konularla ilgili olarak göz önünde bulundurması gerektiği bazı noktalar olduğunu ifade eden Saydam, bu noktaların ve şartların sağlanmaması durumunda ülkede göç başlayabileceğini de iddia etti. Saydam; “Bu ülkede hükümetin hiçbir planı yoktur. Her kabine değişikliğinde ve her seçimde hep halkta, kamuoyunda ve özel sektörde insanımızda gidişatın değişeceğine dair bir umut vardı ama değişen hiçbir şey yok. Gerçek o ki bir plan ve programımız yok. Kasım ayına kadar bu böyle gidecek. Gerçekler hiçbir dinamiğimizi şu an için tetikleyebilmiş durumda değil. Yaşanan bu kriz neticesinden dolayı herkesten fedakarlık bekliyorlar. İlk fedakarlığı kendileri yapsın. Bu sene meclisi kapatmasınlar, oturup çalışsınlar, karar ve yasa üretsinler ve önce kendileri almış oldukları ve benimde hak etmediklerine inandığım maaşlarından taviz versinler, ondan sonra bu halkın karşısına çıkarak ekonomiden bahsetsinler. Maaşlarının yarısını da kendilerinin sebep olduğu ekonomik yıkımdan işsiz kalan insanlara bir fon olarak oluştursunlar çünkü bu sistemde eğer haziran sonunda meclis kapanırsa ve bu geçici hükümet yine kararnamelerle ekonomiyi yönetmeye çalışırsa kasıma kadar da biz unutulacağız ve kasım ayında yeni bir bütçe ve yeni bir açık ile ve çok daha ağır bir Türkiye baskısı ile yeni bir paketi uygulamaya çalışacağız. Bunun yanı sıra bazı kararlar da acilen alınmalıdır. Mesela, öncelikle meclis karar almalı ve önümüzdeki 10 yıl boyunca emekli olacak 3 insan yerine 1 insan istihdam etmelidir. Yani kimse bir daha bu ülkedeki insanlara seçim döneminde iş vaadi yapmayacak ve insanlara umut tacirliği yapmayacaktır. Ardından ilgili yasalar tespit edilmeli ve kuruluş yasalarında bir düzenleme yapılmalıdır. Daireler arasında transferler gerçekleştirilmelidir. Yani eğer bir dairede haddinden fazla yoğunluk varsa ilgili diğer birime personel kaydırılmalıdır. Üçüncü karar da vatandaşlıklar konusunda evlilik haricinde olan vatandaşlıkların askıya alınması ya da bazı kriterlere dayandırılması lazımdır çünkü biz nüfusumuzu yönetemiyoruz ki ekonomimizi yürütelim. Hazırlıksız bir ekonomiye nüfus yükü biniyor ve yapılması gereken yapılamıyor. Böyle giderse bu ülkede göç başlar” dedi.

    Bir Cevap Yazın